Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ölüler ve Diriler (Bölüm 26/I)

Resim
Hapse tekrar gönderilmeden önce ifadesinin alınması için nezarethanede tutuluyordu. Bir yandan tedirgin, bir yandan da rahattı. Artık o heriflerden kurtulmuştu, ona hiçbir şey yapamazlardı. Ama onların elleri kolları uzundu. Aynı koğuşta kaldığı adamla o siyahilerin bağlantısı olduklarını öğrenmişti, hapse geri döndüğünde karşısına onlardan birinin daha çıkmayacağının garantisi yoktu. Üstelik onu orada kimse sevmiyordu, herkes onu kullanıyor, eziyet ediyordu. Bir memur gelip onu nezarethaneden çıkardı ve sorgu odasına götürdü. Burada Mürit ile konuşmaya alışıktı ama şimdi onun yerine Tuna ile Can komiser vardı. Kim olursa olsun önemli değildi, her şeyi anlatacaktı. Tuna komiser onun karşısındaki sandalyeye oturdu. Can komiser de masanın diğer tarafına bir sandalye çekip oturdu. “Anlat bakalım, en başından.” diye emretti Tuna komiser. İkisinin de yüzünde ciddi bir ifade vardı. Şu an onlarla alay etmenin ya da oyun oynamanın hiç sırası değildi. “Başkomiserinizden mi başlayayım? O bir h...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 25/II)

Resim
Televizyonda haber kanalı açıp, kendisine kahve yapmak için mutfağa gitti. Bir yanda haberleri dinliyor, bir yandan da ayılmaya çalışıyordu. Başka şeylere o kadar odaklanmıştı ki evininin ne kadar pislik içinde olduğunun farkında bile değildi. Ev resmen bir çöplüğe dönmüştü. Eşyaların üstünü kalın bir toz tabakası kaplamıştı. Her yerde çöpler vardı, örümcekler ve kara böcekler ortalıkta cirit atıyordu. Mutfak tezgahı ve lavabo bulaşıklarla doluydu. Kardeşinin canı tehlikedeyken bulaşık yıkayamaz, evini temizleyemezdi. Birkaç ay öncesine kadar temiz, bakımlı ve düzenli bir insandı ama şimdiki hali, eski halinin tam zıttıydı. Ocakta kaynayan suyu alıp kahve kupasının içine döktü, ardından kupaya biraz granül kahve koydu ve bir kaşık yıkamaya üşendiğinden, kupayı hafifçe sallayarak kahveyi karıştırmaya çalıştı. Dikkatini haberlerde söylenen tanıdık bir isim bozdu. Olduğu yerde nefesini tutup, sessiz kalmaya çalışarak haberi duymaya çalıştı. Sonra sessiz adımlarla salona gidip televizyonun...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 25/I)

Resim
Akşam olmuş, hava kararmıştı. Yetkin hala odada hapisti. Bütün gün buradan kaçmak için planlar yapmış, kararlar almış ama hiçbir şey yapamamıştı. Eve sürekli birileri girip çıkıyordu ve Yetkin’in kaldığı oda tam da evin giriş kapısının yanındaydı. Odada volta atıyor, sıkıntıyla bazaya uzanıyor, bir o yana bir bu yana dönüp duruyordu. Bir türlü uyuyamamıştı. Yorgunluk ve uykusuzluktan bitkin düşmüştü. Buradan ne zaman gidecekleri belli değildi. Bir daha dışarı çıkıp çıkamayacağı da belli değildi. Yine kulağını kapıya dayadı ve içeride konuşulnalaır dinlemeye çalıştı. Herşeyi gayet net bir şekilde duyabiliyordu ama tek sorun hepsinin ingilizce konuşmasıydı. söyledikleri hiçbir şeyi anlamıyordu. Bir kez daha pencereyi açıp dışarı bakındı, buraya geldiğinden beri bunun kaçıncı denemesi olduğunu bilmmiyordu. Etrafa bakınıp dışarıda ya da pencerelerde birilerini görmeyi beklemişti ama kimseyi görememişti. İkinci katta olduklarından dolayı aşağıya, beton zemine atlamayı göze alamamıştı. Burad...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 24/II)

Resim
Sıcak bir duş aldı. Sonra traşını oldu ve yüzündeki kabuk bağlamış yaralara ilaç sürdü. Beline bağladığı havluyla banyodan çıktı ve giyinmek için yatak odasına gitti. Üzerini giyinirken telefonu çaldı, arayan Tuna’ydı. Mürit telefonu açıp hoparlöre aldı, aynı anda giyinmeye devam etti. “Günaydın, bende seni arayacaktım. Ne olduğunu tahmin edemezsin?” Tuna onun sözünü kesti. “Sen ne yaptın Mürit, bunu neden yaptın? Lanet olsun!” Tuna telefonda avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Mürit bir an durdu, onun ne demek sitediğini anlayamadı. “Dur, sakin ol. Ne yapmışım ki?” “Benimle dalga geçme Mürit, seni tanıyamıyorum artık. Bundan sonra benden yardım falan isteme!” “Dur bir dakika, sen ne demek istiyorsun? Açık konuşsana!” diye bağırdı Mürit, onunla aynı ses tonuyla. “Şu profil uzmanı, Yetkin’in arkadaşı olan. Adam evinde ölü bulunmuş, cesedini on beş yaşındaki oğlu bulmuş. Sen nasıl bir canavarsın...” Mürit elindeki pantolonuyla öylece donup kaldı. Midesinde bir yanma hissetti. “Sen...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 24/I)

Resim
Saatlerdir bu odada tıkılıp kalmıştı. Buradan, bu heriflerin elinden nasıl kaçacağını düşünüyordur ama aklına hiçbir şey gelmiyordu. Buradan kaçmanın bir yolu yoktu, bu fareler her yerdeydi. Bina her ne kadar boş görünse de her yerde gözcüler vardı. Buraya girip çıkan herkesi görüyorlardı. Buraya hapsolmuştu, sonunu göremiyordu. Onların her istediklerini yapsa da ölecekti, yapmasa da... Yapamayacağı şeye kafa yormaktansa elinde olan fırsatı değerlendirmeli ve yapabileceklerine odaklanmalıydı. Masadan kalıp rafların arasında dolaştı. Bütün raflar çeşitli kitaplarla ve ansiklopedilerle doluydu. En arkalarda, gizlenmiş gibi duran bir kitaplık vardı. İçi dosyalarla doluydu. Yetkin umursamaz bir şekilde dosyalardan birini alıp sayfalarına göz gezdirdi. İsimler, telefon numaraları, adresler ve fotoğraflar... Yetkin bunların ne olduğunu anlamak için detaylı incelemeye karar verdi. Bu herifler ellerinde gereksiz bir şey tutmazlar. Masaya oturup dosyayı detalıca inceledi. Sayfalarda ilerledikçe...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 23/II)

Resim
Uzun uğraşlar sonucu amirinden, Yetkin’in arkadaşı olan profil uzmanın adresini almayı başarabilmişti. Amiri bu işten uzak durmasını istiyordur çünkü ucunda kardeşi vardı ve Mürit’in onun için her şeyi yapacağını çok iyi biliyordur. Cezasının bitmesine çok az bir zaman kalmıştı, başını tekrar belaya sokmasını istemiyordur. Ama amiri henüz, onun hastanede Yetkini ve diğer siyahi adamı kaçırdığını öğrenmişti. Muhtemelen kimliği net olarak tespit edilmemişti. Kimliği tespit edildiğinde yine ceza alacaktı. Evinden aldığı kağıtları yağmurdan ıslanmaması için cebine koymuş, bir elini de cebine sokmuş, onları bir hazine gibi koruyordur. Adese vardığında alacaklı gibi kapıya vurdu. Uzun süre sonra kapı açıldığında, karşısına bornozlu bir adam çıktı. Karşısında Yetkin’i görür gibi oldu. Adam aynı onun gibi iri, göbekli ve sakallıydı. Tek farkı saçının ve sakalının Yetkin’in saçı ve sakalından daha düzenli, derli toplu olmasıydı. Ondan daha temiz olduğuna da emindi.   “Buyurun, kime bak...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 23/I)

Resim
Ona hiç de yabancı olmayan bir yerdeydi. Yeliz kaltağı ile onun piç sevgilisini gömdüğü, ayrıca katille karşılaştığı mezarlıkta. Burada ne işi olduğunu bilmiyordu. Siyahiler onu buraya getirip burada beklemesini, onlar gelip kendisini alan kadar hiçbir yere ayrılmamasını söylemişlerdi. Muhtemelen amaçları, katilin buraya gelip Yetkin’e yaklaşmasıydı. Sonra onlar devreye girecek ve katili yakalayacaklardı. Planları buydu. Ama unuttukları bir şey vardı. Katil bu adamlardan, hatta polisten bile daha zekiydi. Bu yüzden herkesten öndeydi. Adamların onu buraya getirip bıraktığını biliyor olmalıydı. Bilmese bile neden durduk yere buraya gelecekti ki? Eğer bir cinayet daha işlemek için hazırlık yapıyorsa şehirde onlarca mezarlık vardı, oralara gidebilirdi. Hem komiserlerden duyduğu kadarıyla, katil çaldığı her bir uzvu farklı mezarlıklardan çalmıştı. Bildiği tek detay buydu, başka bir şey biliyordu. Belki daha önemli detaylarda vardı, kimse onları Yetkin’e söylememişti. Hava dondurucu biçimde ...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 22/II)

Resim
Mürit ofisin içinde volta atıp duruyordu. Sakinliğini koruyamıyor, bir yere oturup hareketsiz kalmıyordu. Bütün bunların sorumlusu oydu, kardeşinin başına gelen her şey onun suçuydu. Ona sahip çıkmamış, onu korumak için bir şey yapmamıştı. Gerçekler her ne kadar bunların tam tersi olsa da Mürit böyle düşünüyordu ve kendisini suçluyordu. Kardeşi şu an her ne haldeyse tek sorumlusu kendisiydi. Pencereye yaklaşıp bir sigara daha yaktı. Bugün açtığı üçüncü paketti Ağzına tek lokma girmemişti, su veya kahve içmemişti. Tek yaptığı ortalarda dolanmak ve sigara içmekti. Dışarının soğuğuna aldırmadan, pencerenin önünde sigarasından derin nefesler alıyordu. Soğuğu hissetmiyordu, şu an vücuduna olacak hiçbir şey onu kötü etkileyemezdi. Hiçbir fiziksel acıyı hissedecek durumda değildi. Kim bilir kardeşi ne tür işkencelere, eziyetlere maruz kalıyordu? kim bilir ona neler yapıyorlardı? Şu an kafasındaki her şey silinmişti. Ne davayı düşünüyordu ne katili ne de dışarıdaki eylemcileri. Kardeşi tüm zih...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 22/I)

Resim
Gözlerini açmaya çalıştı ama ışık gözlerini kamaştırdı. Yattığı yerde yön değiştirdiğinde sert ve buz gibi bir zeminde yattığını hissetti. Elleriyle yeri yokladı, bir betonun üzerindeydi. Şaşkınlıkla yattığı yerden doğrulup önce yere, sonra etrafına bakındı. Neler olduğunu anlayamadan bir el onun kolunu yakaladı. Gözlerini açıp kolunu tutan kişiye baktı, karşısında siyahi bir adam gördü ama nerede olduğunu hala bilmiyordu. Adam onu zorla yerden kaldırmaya çalıştı. Yetkin kendisini zorlayarak kalkmaya çalıştı ama gözleri kararıyor, başı dönüyordu. Kafası patlayacak gibiydi. “Neler oluyor, neredeyim ben?” diye geveledi Yetkin. Konuşmak bile ona işkence gibi geliyordu. Adam tek kelime etmedi, onu çekiştirerek merdivenlere götürdü. Yetkin merdivenleri çıkarken dizlerinin bağının çözüldüğünü hissetti. Bir an düşecek gibi oldu, sonra hemen trabzana tutundu. Adam onu sarsıp bağırarak bir şeyler söyledi ama yabancı bir dilde konuştuğundan, Yetkin onun ne dediğini anlamdı. “Burası neresi? beni...