Ölüler ve Diriler (Bölüm 26/I)
Hapse tekrar gönderilmeden önce ifadesinin alınması için nezarethanede tutuluyordu. Bir yandan tedirgin, bir yandan da rahattı. Artık o heriflerden kurtulmuştu, ona hiçbir şey yapamazlardı. Ama onların elleri kolları uzundu. Aynı koğuşta kaldığı adamla o siyahilerin bağlantısı olduklarını öğrenmişti, hapse geri döndüğünde karşısına onlardan birinin daha çıkmayacağının garantisi yoktu. Üstelik onu orada kimse sevmiyordu, herkes onu kullanıyor, eziyet ediyordu. Bir memur gelip onu nezarethaneden çıkardı ve sorgu odasına götürdü. Burada Mürit ile konuşmaya alışıktı ama şimdi onun yerine Tuna ile Can komiser vardı. Kim olursa olsun önemli değildi, her şeyi anlatacaktı. Tuna komiser onun karşısındaki sandalyeye oturdu. Can komiser de masanın diğer tarafına bir sandalye çekip oturdu. “Anlat bakalım, en başından.” diye emretti Tuna komiser. İkisinin de yüzünde ciddi bir ifade vardı. Şu an onlarla alay etmenin ya da oyun oynamanın hiç sırası değildi. “Başkomiserinizden mi başlayayım? O bir h...