Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ölüler ve Diriler (Bölüm 3/II)

Resim
“Ne buldun?” diye sordu Mürit Tuna’nın başına dikilerek. Sonra kahvesinden bir yudum aldı. Tuna bilgisayar ekranında dikkatli bir şekilde bir şeylere bakarak, aynı anda cevapladı. “Trafik şubeyle görüştüm. Cesedin bulunduğu yerde herhangi bir kamera yok. Ama ceset bulunmadan önceki birkaç saat içinde o yolu kullanan birkaç araç mobeselere takılmış. Tüm araçlar yaklaşık yirmi dakika sonra, aynı yol üzerinde bulunan başka bir mobeseye daha takılıyor ama biri hariç. Bir araç bir sonraki mobeseye diğerlerinden on dakika sonra yakalanıyor. Hız limitine bakılırsa diğer araçlarla arasında ortalama iki veya üç dakikalık bir zaman farkı olması gerekir.” “Aracın plakası, sürücüsü falan belli mi?” diye sordu Mürit heyecanla. Tuna bir siteyi kapatıp başka bir siteye girdi. “Araç çalıntıymış. Dört gün önce bir otoparktan çalınmış, sahibi şikayetçi olmuş. Aracın bulunduğu haber verildi ama sorun şu ki araç aslında bulunamadı. Hala arıyorlar.” Mürit kahve kupasını tuttuğu elini yavaşça savurdu. “Kes...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 35/I)

Resim
Amirleri sorguya ara vermeleri istemiş, Tuna ile Mürit sorgu odasından çıkmıştı. Kayıt bölümüne geçtiklerinde ikisi de afallamıştı. Tuna içerideki adamı bir numaralı şüpheli ilan ederken yanılmamıştı. Gizem komiser kayıt bölümüne girdi ve amirine yaklaştı. “Amirim, kırmızı bülten ve kundaklama olaylarını araştırdım. İşte burada, adam doğru söylüyor.” Amiri komiserin elindeki kağıtları alıp göz gezdirdi. “Tamam. İfadesini alıp savcılığa sevk edin. Şu diğer adamalardan sorguya alınmayan iki kişi kaldı, onların sorgularını yapın, onları da gönderin.” “Tama amirim.” dedi Mürit. Sonra Tuna ile beraber birer kahve içmek ve diğer sorguların hazırlanmasını beklemek için kantine gittiler. Mürit bir masaya otururken, Tuna’da ikisine kahve almak için mutfak kısmına gitti. Elinde iki karton bardakla geri döndü, suratı bembeyazdı. Mürit, hayatında hiç olmadığı kadar rahat hissediyordu. Sanki üzerinden büyük bir yük kalkmıştı. Belki değer arkadaşları da bir o kadar rahatlamıştı ama bu dava en ç...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 34/II)

Resim
Adamları Emniyete gördüklerinde, Mürit sorguları hâlâ devam eden dövmelilerin sorgularını yarıda kesmiş, Siyahilerin sorguları için hazırlık yapmalarını istemişti. Tuna elindeki dosyayla kayıt bölümünde, amiri ile beraber camın arkasındaki adamı seyrediyordu. Bu Tuna’nın bir numaralı şüpheli ilan ettiği adamdı. Adam ellerini masanın üzerine koymuş, gayet rahat bir tavırla karşıya, cama bakıyordu. Onun bu rahat tavırları Tuna’nın sinirlerini bozuyordu ama adamın şimdilik bir cinayet, bir tane de silahla yaralama dışından işlediği hiçbir suç hakkında bilgileri yoktu. Kim bilir dosyalardan daha neler çıkacaktı. Adam itiraf etse de etmese de ellerinde onunla ilgili oldukça uzun dosyalar vardı. Her ne kadar içleri boş olsa da, Tuna biraz palavradan zarar gelmeyeceğini düşünüyordu. Biraz sonra Mürit’te kayıt bölümüne girdi, memur da kayıt için hazırdı. Mürit ona işaret yapıp sorgu odasına girdi, Tuna’da hemen arkasından sorgu odasına girdi. Kendi ekibindeki bütün komiserler ellerindeki işler...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 3/I)

Resim
Avukatın ofisinde yaşananların ardından tüm gün ateş topu gibi ortalıkta dolanmıştı. Bir de üzerine dertleşmek için aradığı kızı onun anlattıklarını umursamayınca daha da öfkelenmişti, ama elinden hiçbir şey gelmemişti. Onu asıl öfkelendiren de buydu, elinden hiçbir şey gelmemesi. Televizyonda bir internet kanalında açtığı adli tıp uzmanıyla yapılan röportaj, Yetkin hiçbir şey anlamadan bitmişti. Hemen arkasından, caza evinde kalan azılı bir suçluyla yapılan bir röportaj açılmıştı. Ama Yetkin onu da dinlememişti. Dışarıda aracıyla ve biralarıyla geçirdiği birkaç saatin ardından evdeki tüm zamanını, karanlık bir dünyaya ait olan insanların iç karartıcı konuşmalarının yankılandığı salonunda, pencerenin kenarında dışarıda yağan sağanak yağmuru seyrederek geçirmişti. Eve geldiğinde yaptığı ilk şey önce afyon ardından bir şişe kırmızı şarapla kafayı bulmak olmuştu. İlk başta son derece keyifli birkaç dakika geçirmiş olsa da şu an mide bulantısı ve baş ağrısıyla cebelleşiyordu. Ölümünün bu k...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 2/II)

Resim
  Çalan telefonun alarmıyla uyandı. Gözlerini açmadan yattığı yerden doğruldu. Sonra telefonu alıp ekrandan saate baktı. Saat sabahın sekiziydi. Alarmını defalarca ertelemiş bir saat fazla uyumuştu. Bunu anlayınca hızla yataktan çıktı ve banyoya gidip yüzüne soğuk su çarparak uykusunu dağıtmaya çalıştı. Sonra hızlıca jöle ile saçlarını şekillendirdi. Mutfağa girip iyice ayılmak için ocağa kahve için su koydu. Su kaynayana kadar tekrar odasına gidip üzerini değiştirdi. O sırada telefonu çaldı. Pantolonunun fermuarını çekmeye çalışırken aynı anda telefonu açıp hoparlöre aldı. Arayan aynı ekipte çalıştığı arkadaşı Tuna idi. “Uyuya kalmışım, birazdan çıkıyorum.” dedi aceleyle. Tuna alaycı bir tavırla karşılık verdi. “Yine randevuda mıydın?” “Hayır, hayır değildim. Sadece uyumuşum.” “Seninki artık çağırmıyor mu?” “Benimki mi? Benimki falan yok. Ne var, neden aradın?” Mürit hoparlörü kapatıp telefonu kulağına dayadı ve omzuyla kulağına sabitledi. Koşar adımlarla mutfağa gidip, ocaktaki k...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 34/I)

Resim
Hemşire, Mürit’in yatağının nevresimlerini temiz nevresimle değiştirip Özgür için hazırlamıştı. Özgür’ü yatağa yatırdıklarında, hemşire onun pansumanlarını yapıp bir ağrı kesici iğne vurdu. Sonra uyuması için odadan çıkıp kapıyı kapattı. Hemşirenin işi bitince, Mürit ikisine birer tatsız kahve yaptı. Hemşire meraklı gözlerle etrafa bakınarak sordu. “Siz burada mı yaşıyorsunuz başkomiserim?” “Evet ama uzun zamandır eve gelmiyorum, o yüzden ev biraz harabeye döndü.” “Ben gitmeden önce biraz toparlarım.” “Arka tarafta bir oda daha var, yatağa nevresim serip orada yatabilirsin.” Hemşire ona döndü. “Ben burada mı kalacağım?” “Sadece bir ya da iki gün. Emniyetteki işlerimi halledince Özgür’ü hastaneye yatırırım. Ama biraz ev ortamında kalsın, dinlensin. Ben başhekim ile konuşurum.” “Gerçekten artık güvende miyiz başkomiserim?” diye sordu hemşire, güvensiz bir tavırla. “Evet, merak etme. Her şey bitti, en azından benimle ilgili olan kısmı.” “Sizinle ilgili olmayan kısımda mı var?” ...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 2/I)

Resim
Binaya uzun uzun baktıktan sonra istemese de oraya doğru ilerledi. Girişteki büyük kapıdan girip asansöre yöneldi ve üçüncü kata çıktı. Kapı açıldığında karısına uzun bir koridor çıktı. Etraf sessiz ve sakindi. Sinir bozucu derecede sakin. Koridorda ilerlerken iki tarafta bulunan kapıların yanlarında bulunan küçük plakalara bakarak aradığı ofisi bulmaya çalışıyordu. Sol tarafta, en sondaki kapının önüne geldiğinde durdu. Öfkesini bastırmak, sakinleşmek için birkaç derin nefes aldı. Yolda gelene kadar yaptığının aynısını yaparak, sakin kalacağına ve işini hallettikten sonra olay çıkarmadan buradan çekip gideceğine dair kendini sıkı sıkı tembihledi. Son kez derin nefes aldıktan sonra kapıyı açtı ve içeriye doğru birkaç adım attı. İçerideki manzarayı görünce, arkasında açık bıraktığı kapıyı sert bir şekilde kapattı. Midesi yanmaya, elleri titremeye başladı. Ellerini yumruk yapıp kaşlarını çatarak avukatın masasına biraz daha yaklaştı. Avukatın eğleniyormuş gibi bir hali vardı. Avukatın...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 33/II)

Resim
İfadelerini aldıkları birkaç aileyi daha serbest bırakmışlar, hayatta olan grup üyelerini uyarmak için onlarla görüşmüşlerdi. Adamların hepsi böyle bir gruba üye olduklarını ne kadar inkâr etse de, Tuna onlar hakkında detaylı araştırma yaptıklarını, dikkatli olmaları gerektiğini söylemişti. Tuna bu işleri hallederken, fabrikanın civarında nöbet tutan memurlardan haber bekliyordu. Memurlar Siyahilerden herhangi birini gördükleri an onu arayıp haber vereceklerdi. Tuna sabırsızdı. Katilin Mürit ile Özgür için verdiği sürenin dolmasına üç gün kalmıştı. Üç gün içinde o Siyahi katili bulmaları, onu isteyen katilleri tuzağa düşürerek onları da yakalanmaları gerekiyordu. Mürit ile Özgür’ü kurtarmanın tek yolu buydu. Çünkü onları korumanın başka hiçbir yoklu yoktu. Tuna, aradıkları Siyahi katilin bizzat o olup olmadığına hâlâ emin değildi. Şimdiye kadar incelenen dosyalarda sadece bir Siyahiyi öldürdüğünü ve babası ölen genci vurduğunu görmüşlerdi. Diğer bilgisayarlar hâlâ incelemedeydi. Onlard...