Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ölüler ve Diriler (Bölüm 13/II)

Resim
“Sence inandırıcı mıydı?” diye sordu Mürit, masasına otururken. “Sence?” “İyi de neden bu kadar önemli bilgileri hiçbir karşılık istemeden versin ki?” “Karşılıksız vermedi, şartlarım var dedi. Unuttun mu?” “Ah evet. Savcıyla görüşeceğim, hem şu cesetleri gömdüğü yerleri göstersin hem de bahsettiği adamların mekanını.” “Ben de evine inceleme ekibi göndereceğim. İşe bak! Yılların katil uzmanı katil oldu ama saçma sapan hatalar yaptı.” Mürit, Yetkin gibi insanların işledikleri suçlarla uğraşmak istemediğini hatırladı. Onlar profesyoneldi ve bir suç işlerlerse, onun bir suç olduğunun bile anlaşılmayacağını düşünmüştü ama yanılmıştı. En büyük hataları o yapmıştı. Hiçbir katil onun kadar beceriksiz, onun kadar aptalca hatalar yapamazdı. Emniyetteki işlerin bitirince kardeşini görmeye gitti. Hala göz altında olduğunu biliyordu. Onun tutulduğu karakola gidip nezaret haneye girdi Özgür bir köşeye sinmiş uyukluyordu. Burada ondan başka hiç kimse yoktu. Soğuk, ıssız ve sessizdi. Ürkütücü bir orta...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 13/I)

Resim
Demir parmaklıkların dibinde yere oturmuş, dizlerini karnına çekmiş öylece oturuyordu. Başını bir an olsun kaldırmamıştı. Bu korkunç, tuhaf heriflerle göz göze gelmek istemiyordu. Hepsi korkunç görünüyordu. Buradaki sorgusu bittikten ve mahkemeye çıktıktan sonra, son durağının ceza evi olacağını biliyordu. Artık yaptıklarını inkar etmesi, yalan söylemesi ya da kendisini savunmaya çalışması hiçbir anlam ifade etmeyecekti. Polisin elinde çok güçlü bir kanıt vardı. Belki evini de inceleyecekler ve orada gerçekleştirdiği vahşetle ilgili kanıtlar bulacaklardı. Hatta sarhoş kafayla düşünemediğinden, cesetleri yok etmek için mezarlığa giderken yanına aldığı telefonunun sinyallerini de inceleyeceklerdi. Belki alt komşusu ihtiyar bile konuşacaktı. Kendisini şimdiden ceza evine hazırlamaya çalıştı. Ama oraya girerse yapamayacağı şeyler vardı. Belgeseller ve filmler seyredemeyecek, istediği kitapları ve kendi el yazmalarını okuyamayacaktı. En önemlisi de seri siyahi cinayetleriyle ilgili geçmişe ...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 12/II)

Resim
Mürit özellikle onu dövdüren adamın sorgusuna girmek istedi. Ona kim olduğunu gösterecekti. Onun bütün havasını söndürecekti. Ama sorgu odasına girdiğinde, bütün bunları gerçekten yapabileceğine emin değildi. Çünkü adamın suratında alaycı bir sırıtış vardı. Sandalyede dimdik oturmuş, başını dikleştirmiş, ellerini açık vaziyette masanın üzerine koymuştu. Hiçbir korku belirtisi göstermiyordu. Sabıka kaydına bakılırsa böyle yerlere defalarca düşmüştü. Bu yüzden artık bir şey hissetmiyordu. Ayrıca diğerlerinde olduğu gibi serbest kalacağına ya da birkaç aylık hapis cezalarıyla yırtacağına emindi. Yüz ifadesi de bunu gösteriyordu. Kendinden son derece emindi. Bu tür insanları tekrar serbest bırakacakları hapishanelere tıkmak büyük bir hataydı. Ya bir şekilde ıslah edilmeleri ya da hapiste ölmeleri gerekiyordu. Hapse her girdiklerinde daha çok insanla tanışıyor, daha çok bağlantı ediniyor, daha güçlü olarak çıkıyorlardı. Bu onları korkutmaktan çok mutlu ederdi. Onlar için hapse girmek, kendi...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 12/I)

Resim
Adamlar onu tam olarak aldıkları yere bırakmışlardı. En azından evine bırakmalarını tercih ederdi. Çünkü yorgunluk ve bitkinlikten ayakta duracak durumda değildi. Bu da neydi şimdi? Bu herifler onu nasıl bulmuşlardı? Neden özel olarak onu istemişlerdi? Bunu uzun bir süre düşündükten sonra analdı. İkinci cesedin olay yeri fotoğraflarını isteyen meslektaşına hayır dediği için haberlerde şüpheli olarak fotoğrafı yayınlanmıştı. Muhtemelen eski mesleğinden de bahsedilmişti ve adamlar onu bu şekilde bulmuşlardı. Başındaki bela sayısı üçe çıkmıştı. Aklı hem ortadan kaldırdığı cesetlerde hem ondan haber bekleyen polislerde hem de ne halt ettikleri anlaşılmayan siyahi heriflerdeydi. Hangi biriyle uğraşacağını şaşırmıştı. Kafası bu kadar çok sorunu kaldırmıyordu. Evine girmeden önce bir dönerciye girmiş ve kendisine bir döner ısmarlamıştı. Eve kadar dayanamayacağından dolayı dönerini orada yemişti. En azıdan onu kaçıranlar parasını almamışlardı. Dertleri para değildi. Onu gören günlerce aç kaldı...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 11/II)

Resim
Saatlerdir yatağın yanında, yerde öylece yatıyordu. Biraz sonra kapı çaldı ama yerinden bile kımıldamadı. Gözlerini tek noktaya sabitlemişti. Kapı çalmaya devam ediyordu. Tuna’nın gelmiş olabileceğini düşündü. İşe gitmemişti, telefonunu kırdığından dolayı ona ulaşmamıştı ve evine gelmişti. Onu daha fazla meraklandırmamak için, uzandığı yerden kalkıp, ağır ağır kapıya doğru ilerledi. Delikten bakmadan kapıyı açtı. Tuna’nın geldiğini görünce hiçbir şey söylemeden arkasını dönüp salona gitti. Koltuklardan birine yan pozisyonda uzanıp kollarını bağladı, bacaklarını karnına doğru çekti ve gözlerini kapattı. Tuna da içeri girip, telaşla onun peşinden geldi. “Mürit, bu halin ne? Defalarca aradım, telefonun kapalıydı.” Mürit cevap vermedi. Onu bu kadar öfkelendiren şey beylik tabancasını ya da polis kimliğini çaldırması değildi, hatta onlar umurunda bile değildi. Onun bu hale gelmesine neden olan, onu öfkelendiren şey o kadına inanmak ve onun tarafından tekrar kandırılmaktı. Bunu gururuna yed...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 11/I)

Resim
Saatlerdir güzünü bile kırpmamıştı, yaklaşık dört tane DVD bitirmişti ve hepsi dört ile altı saat uzunluklarda videolardı. Onları dinlerken, diğer yandan da kendi hazırladığı dosyalara göz gezdirmişti ama hiçbir şey bulamamıştı. Sanki hatırladığı bu olay hiç gerçekleşmemiş, bunu tamamen kendi kafasından uydurmuş gibi hissediyordu ama öyle değildi. Bu olay gerçekten yaşanmıştı. Nerede gördüğünü ya da duyduğunu bir türlü hatırlayamıyordu. Eğer bunu bulamazsa başkomiser onun yalan söylediğini, ellerinden kurulmak için böyle bir şey uydurduğunu düşünecekti. Tüm bunları yaparken aklı hala börek salonunda işlenen cinayetteydi. Haberlerde olayın en önemli detayından bahsetmişlerdi. Çete olduğu düşünülen siyahi bir grup, işlenen cinayetlere karşı intikam almak için iki tane beyaza saldırmışlardı. Başka bir detaya gerek yoktu. Bu olayda kendisi de tehlikedeydi, sonuçta o da bir beyazdı. Kendisini bu araştırmalara o kadar kaptırmıştı ki alkolü ve maddeyi tamamen unutmuştu. Yalnızca birkaç tane s...