Ölüler ve Diriler (Bölüm 36/II)
“Yapacağın kadar katliam yaptın, istediğin oldu. Bütün ülkeye korku saldın, herkese gücünü gösterdin, intikamını aldın. Yapman gereken her şeyi yaptın, artık buna bir son ver!” diyerek onu ikna etmeye çalıştı Tuna. Çınar gözlerini devirerek ona baktı, hâlâ umursamaz bir tavır takınıyordu. Onu ikna etmek mümkün değildi, bu işe kendisi istemediği sürece son vermeyecekti. “Hayır, şu an olmaz. Başkomiser benim istediğimi yerine getirmedi, onunla yaptığım anlaşmaya uymadı. O da cezasını çekmek zorunda, onun cezasını da verdiğim zaman, işte o zaman her şey sona erecek.” Tuna öfkeden çıldırıyordu ama sakin kalmak için büyük çaba gösteriyordu. “Mürit’in bir suçu yok. Hiç birimizin yok. Biz devlet adamıyız, polisiz. Bizim görevimiz bu, o bunu yapmak zorundaydı. Devletin kuralları var, bu kurallara uyduğu için onu cezalandıramazsın!” “Elbette cezalandırırım. Benim hayatımda tek devlet benim! Sadece benim sözüm geçer, ben ne dersem o olur. Nasıl ki başkomiser devlete karşı geldiğinde cezala...