Kayıtlar

Ölüler ve Diriler (Bölüm 1/II)

Resim
Evden çıkmadan önce saçlarını joleyle şekillendirdiğinden, araçtan inip inme konusunda tereddüt kaldı. Sağanak yağmur her şeyi silip süpürüyor, pencerelerden dışarıyı bile görmeyi zorlaştırıyordu. Etrafta sığınıp yağmurdan korunabileceği hiçbir şey yoktu. Gözlerini kısarak camın arkasını görmeye çalıştı, ama yokuşta bir sel gibi akan ve pencerelerden süzülen yağmurdan başka bir şey göremedi. Biraz daha oyalandıktan sonra araçtan inmeye karar verdi, başka çaresi de yoktu. Ayağını araçtan çıkarıp yere bastığı an yukarıdan aşağı gelen sel ayağını yuttu. Bir küfür savurup araçtan indi ve kapıları kilitledi. Üzerindeki deri ceketini boyun kısmından tutturtup başına kadar çekti, şimdilik onu idare ederdi. Birkaç metre ileride, polis şeridiyle kapalı olan bölgeye doğru ilerledi. Yol kenarında sıra sıra dizili polis ve olay yeri inceleme araçları vardı. Meraklı sürücüler ise olay yerinden geçerken yavaşlıyor, trafik polislerinin uyarıyla gaza basıp yollarına devam ediyordu. Şeridin önüne geld...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 33/I)

Resim
Mürit koltukta uzanmış gözlerini dinlendirirken, hemşire ona seslendi. “Başkomiserim, kahvaltı hazır.” Mürit gözlerini açıp ağır ağır uzandığı yerden kalktı ve oturur vaziyette ayılmaya çalıştı. “Özgür’e bir şeyler yedirdin mi?” diye sordu, uyuşuk bir sesle. “Evet, ilk önce ona yedirdim başkomiserim.” “Evde kahve var mı?” “Maalesef…Baktım ama yok. Korumalar kahveleri kendileri getirmişti, onlar da bitti.” Mürit ayağa kalktı, biraz sendeledi. Yorgun, uykusuz ve stresliydi. Hemşire ona biraz daha yaklaşıp sordu. “İyi misiniz başkomiserim?” “İyim iyim. Kahve içmem gerek, markete gideceğim.” Hemşire bunu duyunca tedirgin oldu. “Lütfen gitmeyin başkomiserim! En son dışarı çıktığınızda ne olduğunu gördünüz, lütfen burada kalın.” Mürit bir süre ona baktı, hemşire gerçekten tedirgindi ve korkuyordu. Haklıydı da. O heriflerin elleri kolları uzundu, onu tekrar bulup takip ederek buraya da gelebilirlerdi. Mürit bundan vazgeçti. Kahvaltı softasına oturdu. Hemşire ona bir bardak çay dol...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 1/I)

Resim
Yağmurdan ıslanmamak için koşar adımlarla ilerliyordu. Ama sağanaktan korunması mümkün değildi, duştan yeni çıkmış gibi sırılsıklam olmuştu. Elindeki poşeti ıslanmaması için sıkıca tutarak ceketinin içine sokmuştu. Dairesinin bulunduğu binaya yaklaştığında adımlarını hızlandırdı ve koşarak binaya girdi. Dairesine çıktığında poğaça ve meyve suyu dolu poşetini bir kenara bıraktı ve arkasında şu izleri bırakarak banyoya doğru ilerledi. Komple soyunup tüm kıyafetlerini çamaşır makinesine koyduktan sonra, çıplak halde yatak odasına gidip pijamalarını giydi. Salona gidip, fırtınalı gökyüzünden dolayı zaten karanlık olan salonun siyah perdelerini çekerek daha da kasvetli bir hale getirdi. Orta sehpanın üzerindeki boş bira şişelerini ve diğer abur cubur çöplerini bir kenara çekerek kahvaltı poşetini koydu. Her şey hazır olduktan sonra kumandayı eline aldı. Televizyonu açacağı sırada cep telefonunun melodisini duydu. Ses o kadar sinir bozucuydu ki telefonu çalar çalmaz ya hemen açıyor ya da ka...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 32/II)

Resim
Siyahilerin bilgisayarında adı geçen ve öldürülen beyazların aileleri toplanmış, iki gün boyunca sorgulanmışlardı ama işlerine yarar herhangi bir bilgi edinememişlerdi. Aile üyelerinin gruplardan bile haberleri yoku. Elle tutulur hiçbir bilgi yoktu. Boşuna uğraşmışlardı. Dosyalarda adı geçen ve hâlâ hayatta olduklarını düşündükleri beyazları bulmaya çalışmışlar, aileleriyle iletişime geçmişlerdi. Bunu yalnızca onları olay hakkında bilgilenmek ve dikkatli olmaları konusunda uyarmak için yapmışlardı. Müdürü, bilgisayarın incelenmesi için birkaç personel daha göndermişti. İncelemeler daha da hızlı bir şekilde devam ediyordu. Tuna incelmeleri yapan memurlardan, özellikle ABD ve Mississippi ile ilgili olan evrakların çıktılarını almalarını ve kendisine vermelerini söylemişti. Ama memurlar Tuna’nın bulduğu belgeler dışında başka bir belge bulamamışlardı. Bir memur Alabama, Kuzey California ve Minnesota dan gelen bazı belgeler bulmuştu, hepsi el yazmasıydı. Tuna onları okumadan, içlerinde ne ...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 32/I)

Resim
Mürit, omzuna dokunan bir elle irkildi. Gözlerini açtığında karşısında bir memur gördü. “Başkomiserim, uymuşsunuz.” Mürit yattığı yerde doğruldu. Bir sandalyede yatıyordu, yananında da Gamze vardı. Mürit nerede olduğunu anladı. Gamze’yi görmek için hastaneye gelmiş, onun uymamasını beklerken de yanında uyuya kalmıştı. “Saat kaç?” “Üç oldu başkomiserim.” Mürit ağır ağır ayağa kalktı. “Gelen giden oldu mu?” “Hayır başkomiserim, arkadaşla beraber dönüşümlü olarak kapıda bekliyoruz.” “Tamam, gözünüzü dört açın. Sakın kapıdan ayrılmayın, anladın mı?” “Anlaşıldı başkomiserim.” Mürit, Gamze’yle konuşamadan hastaneden ayrılmak zorunda kaldı. Belki de en iyisi buydu, onunla hiç görüşmemek, konuşmamak. Zaten buraya gelmesi bile hayaydı. Hastaneden çıkıp Tuna’yı aradı. Saatin geç olduğunu biliyordu ama Tuna’nın uyuyor olabileceğini hiç düşünmemişti. Telefon iki kere çalmanın ardından açıldı. Mürit şaşırdı, Tuna bu saatte hâlâ uyanıktı çünkü sesi dinç geliyordu. “Alo… Neden uyumadın? O...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 31/II)

Resim
Tuna incelemede olan bilgisayarlarda ne bulunacağını öğrenmek için bilişim bölümündeydi. Üç tane personel hiç ara vermeden inceleme yapıyorlardı ama şimdiye kadar sadece beş bilgisayar inceleyebilmişlerdi. Daha incelenmesi gereken otuz bilgisayar vardı, bu iş epey uzun sürecekti. Tuna müdürüyle görüşüp, inceleme için personele ihtiyaçları olduğunu söyleyecekti. Bilgisayarlar tıka basa doluydu. Sadece bir bilgisayarın inceleme raporu iki kalın dosyayı doldurmuştu. En azından çıkan dosyaları inceleyebilirdi. Dosyada bulunan bilgilere göre adamlar hem Türkiye'de hem ABD’de beyaz katiller hakkında araştırmalar yapmışlar, bilgilerini bulmuşlar, onları takip etmişlerdi. Sadece katiller değil, onların aileleri hakkında da bilgiler yer alıyordu. Başka bir dosyada, beyazların üstünlüğünü savunan gruplar hakkında araştırmalar yer alıyordu. Hem Türkiye’de hem ABD’de bulunan bütün beyaz üstünlükçü grupların, o gruplarda yer alan üyelerin ailelerinin bilgileri yer alıyordu. Yüzlerce...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 31/I)

Resim
Hastanedeki bütün güvenlik kameraları incelmeye alınmış, Özgür’ün odasına polis kılığında giren şahıs tespit edilmeye çalışılıyordu. Bir şey bulunduğu taktirde Özgür’e teşhis yaptırılacaktı. Tuna onun aramalarına bir türlü cevap vermeyince ona öfkelenmiş, o da Tuna’nın telefonlarını açmamıştı. Ama Gizem komiser onu arayıp, Tuna’nın sahte gazetecinin sorgusunda olduğunu söylemiş, buna rağmen Mürit’in öfkesi geçmemişti. Sorguda ne örendiklerini deli gibi merak ediyordu. Tuna onu tekrar aradığında, ona kaldıkları evin adresini vermişti. Biraz sonra kapı çaldı. Hemşire tedirgin bir halde önce kapıya, sonra Mürit’e baktı. “Komiser arkadaşım geldi, korka.” diyerek, hemşireyi sakinleşirdi. Kapıyı açtığında Tuna hızla içeri girdi. Mürit kapıyı kapatıp onunla beraber Özgür’ün yanına gitti. Tuna önce Özgür’ü kontrol etti. Sonra bir sandalyeye oturup Mürit’e döndü. “Nasıl?” “Göründüğü gibi. Ne oldu, konuştu mu?” “Evet. Tahmin ettiğimiz gibi o sadece maşa, tehdit ederek kullanmışlar.” Mürit ...