Kayıtlar

Ölüler ve Diriler (Bölüm 17/II)

Resim
Tuna ile sabah kahvelerini yudumlarken, diğer yandan da haberleri seyrediyorlardı. Siyahların yaptıkları gösterilerde şimdiye kadar onlarca polis ve vatandaş yaralanmıştı. Ölen yoktu, yaralananların ise bazıları beyaz Türk vatandaşı, bazıları ise siyahilerdi. Bu olay durulmak yerine daha da büyüyordu. Siyahiler adliye binalarının önlerinde eylem yapıyorlar, büyük caddelerde yürüyorlar, kendilerine karışmayanları görmezden geliyorlardı. Ancak kendilerine karşı gelen ya da sataşanlara onlar da sataşıyorlar, müdahale etmeye çalışan polislere ise saldırıyorlardı. Yetkin o haltları yemeseydi, hapiste olmak yerine dışarıda olsaydı belki onlara bir faydası dokunabilirdi. Ama Tuna’nın söylediğine göre resmi olarak başka bir profil uzmanıyla görüşülecekti. O kişi Yetkin’in arkadaşı olduğunu, yıllarca beraber çalıştıklarını söylemişti. Mürit o kişiliyle görüşerek aradıkları katil hakkında tüm bilgileri onun ağzından dinlemeyi çok isterdi. Yetkin’in verdiği bilgiler şimdiye kadar hiçbir işlerine ...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 17/I)

Resim
Yetkin’in hayali bu değildi. Amerika'daki katiller gibi tek kişilik bir hücreye kapılmak istordu. Bütün mahkûmlardan uzak ve güvenli bir dört duvar arasında olmak istordu ama onu getirip diğer tüm katillerle beraber büyük bir koğuşa yerleştirmişlerdi. Yataklardan birinde, dizlerini karnına çekmiş öylece oturuyordu. Geldiğinden beri kimseye yaklaşmamış, kimseyle konuşmamıştı. Buradaki insanlardan korkuyordu. Hepsi çok korkunç görünüyordu, sonuçta burası katiller koğuşuydu. Burada olabildiğince yalnız kalmak için elinden geleni yapacaktı. Ama sadece onun uzak durması yetmezdi, onların da Yetkin’den uzak durması önemliydi. Belki onu çalıştıracaklar, kullanacaklardı. Yetkin kimsenin hizmetçiliğini yapmayacağına dair kendisini tembihlemişti, bunu alsa yapmayacaktı ama buradaki adamlar onu bunu yapmaya mecbur bırakırlarsa, itaat etmekten başka çaresi kalmayacaktı. Böyle bir yerde dayak yemek, işkence görmek ya da en kötüsü öldürülmek istemiyordu. Burada kimse onu koruyamaz, kimse kurtara...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 16/II)

Resim
Bugün Yetkin’in duruşması vardı, oraya gitmeyi çok istemişti ama aynı zamanda bir şehit cenazesi vardı. Yetkin’in saldırdığı düşünülen polisin cenazesi. Otopsisi tamamlanmıştı ve öğlen cenaze töreni düzenlenecekti. Yetkin’in mahkeme sonucunu ise Can komiserden öğrenmişti. İki cinayetinden dolayı ağırlaştırılmış hapis cezası almıştı, ama polis memurunun davası ileri bir tarihe ertelenmişti. Memurun otopsi raporu, olay yeri incelemesi, detaylı soruşturma ve savcının iddianamesinin hazırlanması gerekiyordu. Bütün bunlar olmadan ona herhangi bir ceza verilemezdi, ama Mürit’te herkes gibi bunu Yetkin’in yaptığına emindi. Ne de olsa hapisten asla çıkamayacaktı, ama iki cinayetin katil zanlısı olmak ile bir polis katili olmak farklı şeylerdi. Polisin cinayetinden de suçlu bulunacağına emindi. Üstüne bir takım elbise giymiş, ekip arkadaşlarıyla aynı safta yer almıştı. Cenaze namazının ardından tören düzenlendi, tören sırasında Mürit’in gözleri etrafı tarıyordu. Nedenini bilmiyordu, sebepsiz ye...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 16/I)

Resim
Duruşma salonuna iki koluna giren polislerle beraber girmişti. Onlarca polis adliye binasının önünde ve içinde, onun gelmesini bekleyen halk tarafından linç edilmemesi için barikat oluşturmuştu. Ama hepsinin içten içe onu bu öfkeli kalabalığın içine bırakmak istediklerine emindi. Sonuçta o hem bir kadın hem de sözde polis katiliydi, toplumun asla affetmeyeceği iki suçu birden işlemişti. İnsanlar ondan nefret ediyor, ona iğrenen gözlerle bakıyorlardı. Hepsi ona bağırıyor, küfürler savuruyor, onun hapiste çürümesi için sloganlar atıyorlardı. Yetkin onların hiçbirine hak vermiyordu. Eski karısını neden öldürdüğünü bilmiyorlardı, o kadının Yetkin’e ne yaptıklarını bilmiyorlardı. Yetkin kendince onu öldürmekte haklıydı. Şehit olan polis konusunda da haksızlardı çünkü onu Yetkin şehit etmemişti. Kendinden gayet emindi, bu yüzden korkmuyordu. Onu sorgulayan polisleri ikna edemese de savcıyı ve hâkimi ikna edeceğini umut ediyordu. Tabi ona inanmaları çok zor olacaktı. Belki dava yıllarca ertel...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 15/II)

Resim
Birkaç dakikadır Tuna’nın evinin önünde bekliyordu. Tuna evde değildi, telefonunu da açmıyordu. Büyük ihtimal hala emniyetteydi. Burada durup beklemenin zaman kaybı olacağına karar verdi ve oradan ayrıldı. Emniyete gidemezdi, bu yüzden evine dönmeye karar verdi. En azından Tuna onun telefonlarına geri dönene kadar haberlere bakabilirdi. Yeni kurbanla ilgili bilgileri çok merak ediyordu. Bunun da diğerleri gibi bir cinayet olduğuna emindi. Olay yerinde yangını söndürmeye ve kendisini mermilerden korumaya çalıştığından, cesede dikkatli bakamamıştı. Tek görebildiği şey cesedin siyah olduğuydu. En son sorguladıkları dövmeli adam onlara, o gece bir siyahın öleceğini söylemişti. Dediği gibi olmuştu. O gece bir siyah ölmüştü. Bir de Yetkin'in cesetleri gömerken mezarlıkta gördüğü kişi vardı. Bir mezarlıktan bir uzuv çalmıştı. Yeni eser için hazırlık. Her şey yavaş yavaş ortaya çıkıyordu, katile yaklaşmaya çok az kalmıştı. Ama Mürit’in görevden uzaklaştırılması, bu süreci uzatabilirdi. Bel...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 15/I)

Resim
Soğuk, sessizlik, dört duvar ve demir parmaklıklar. Polislere cesetlerin yerlerini gösterdikten sonra mahkemeye çıkacaktı ama bu yer gösterme olayını iki gün boyunca ertelemişler, onu birkaç kere daha sorguya almışlardı. Bunun nedeni onu tanıyan ve konuya hakim olan başkomiserin görevden uzaklaştırılmasıydı. Mürit başkomiserin bir süre polislik yapmayacağını öğrenmişti. Onunla görüşemeyecek olması canını sıkmıştı. Onunla bir şekilde anlaşabiliyorlardı ama diğer komiserler, onu mürtü başkomiser kadar iyi dinlemiyor, ciddiye almıyorlardı. Üstelik bir de uyuşturucu madde için bir memur ile kavga etmiş, onu yaralamıştı. Bu yüzden bir de memura mukavemetten dolayı ceza almıştı. Çok da önemli değildi. Zaten ömür boyu hapisten çıkamayacaktı. Biraz sonra demir parmaklık açıldı ve içeri iki tane memur girdi. Muhtemelen en son çıkardığı olaydan dolayı tedbirli davranıyorlardı. Memurlardan biri onun ellerini kelepçelerken, diğeri de yanlarında duruyordu. Nezarethanenden çıkarken yetkin koluna gir...

Ölüler ve Diriler (Bölüm 14/II)

Resim
Emniyete gider gitmez Tuna’yı arayıp nerede olduğunu sordu, Tuna ona ofise gelmesini söyledi. Mürit’in hayali buraya gelir gelmez buldukları adamı sorgulamaktı, ama muhtemelen adam hala yoldaydı. Ofise gittiğinde, Can’ı da orada buldu. “Yetkin’i tekrar sorguladık.” diyerek konuşmaya başladı Tuna. “Onu kaçıran adamların mekanını tarif etti, ben bir şey anlamadım ama Can oraları biliyormuş.” Mürit pencereye yaklaşıp camı açtı ve bir sigara yaktı. “Yakalanan kişi nerede, hala gelmedi mi?” diye sordu Mürit. Yetkin ile ilgili olan konu pek de ilgisini çekmemişti. “Birazdan burada olacak. Sana Yetkin’in...” “Bana ne Yetkin’den, şimdi önemli olan konu cesetleri bırakan kişi.” diyerek, onun sözünü kesti Mürit. Sonra sigarasından derin bir nefes çekti. Can ve Tuna anlamamış gözlerle ona bakıyordu, ama o bunun farkında değildi. Tuna yine de konuşmasını sürdürdü, başkomiseri burada yokken yaptıkları işler hakkında onu bilgilendirmesi gerekiyordu. “Ayrıca Yetkin’in aracını incelemeye aldık, torp...