Ölüler ve Diriler (Bölüm 37/II)


Tuna, Mürit’in yatağının yanındaki sandalyede oturuyordu. Özgür ile Gamze’nin tedavi gördükleri hastanedeydiler. Mürit depoda gördüğü sahneden sonra şoka girmiş, saatlerdir kendine gelememişti. Hastanede ona sakinleştirici yapmışlar, uyutmuşlardı. Tuna onun arkasından gizli bodruma girip, oradaki manzarayı görünce olay yerine kusmuştu ama sakinleştirici alacak kadar sarsılmamıştı. O sadece cesetleri görmüştü ama Mürit her şeye bizzat şahit olmuştu. Onun bu olayı, hatta bu davada tüm yaşadıklarını atlatması epey uzun sürecekti. Gamze ile Özgür’e gelince, doktorlar her türlü testi yapmışlardı ama ikisinin kanında da herhangi bir zehre ya da yabancı maddeye rastlamamışlardı. Çınar kafasına koyduğunu yapacaktı. Bunu yapmak için onlara yalan söylemiş, istediğini elde etmişti. Tek amacı, ölmeden önce Mürit’e son kez psikolojik işkence yapmaktı. Son ana kadar onlara zehir enjekte etmediğini söylememişti. Sadece antikorun olmadığını söylememişti. İade edilecek olan bir ABD vatandaşı ve mahkûm onların elinde ölmüştü, bu büyük bir olay çıkaracaktı. Sorumlusu da bizzat kendileriydi. İki ülke, iki ırk, tek sorun… Savaş! Onların bu savaşı bir ölümle, yani bir mezarda başlamış, yine mezarda sona ermişti. Sonuçta ikisi de kendi davaları uğruna ölmüştü. Birinin başlattığı seri cinayetlere karşılık gelen diğer seri cinayetler ne taklit ne de alaydı. Amaç yalnızca intikamdı. Bu olay tamamen sona ermiş, dosya bir daha açılmamak üzere kapanmıştı ama Tuna’nın kafasında hâlâ bir soru vardı. Haklı kimdi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ölüler ve Diriler (Bölüm 1/I)

Ölüler ve Diriler (Bölüm 5/I)

Ölüler ve Diriler (Bölüm 7/I)